Üniversitelerde akademik dönemin başlamasına sayılı günler kala Boğaziçi Üniversitesi’nde barınma krizi sürüyor. Geçen ay Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü’nün açıkladığı 2023-2024 akademik yılı yurt kura sonuçlarına göre, depremzedeler dahil bine yakın öğrencinin barınma sorunuyla karşı karşıya kalacağı anlaşılmıştı.

Bunun üzerine rektörlük üniversitede bulunan yurtların depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle boşaltılacağını, öğrencilerin ise kulüp odalarına yerleştirileceğini açıklamıştı. Tepki çeken bu kararın ardından yönetim, kulüpleri özel güvenlik birimleri ve polis eşliğinde boşaltmıştı. Kulüp odalarının yurda çevrilmesinin krizi çözmeyeceği, açığı kapatmaktan çok uzak olduğu gündeme yansımıştı.

Boğaziçi Üniversitesi Öğrenci Temsilciliği Kurulu’nun sosyal medya hesabındaki paylaşımına göre ise boşaltılan kulüp odalarına üç katlı ranzalar konuldu. Odaların 15 kişiye kadar çıkması bekleniyor.

Sosyal medyada görüntüler ise cezaevine, toplama kampına benzetildi. Boğaziçili öğrenciler ve Eğitim-Sen Eğitim Sekreteri Sinan Muşlu kararı Cumhuriyet’e değerlendirdi.

Bir öğrenci, “Altı kişinin bile bir oda içerisinde yaşaması sağlıklı değilken 15 kişilik odalara öğrenci yerleştiriyorlar. Yerleştirmek için de üç katlı ranzalar kullanıyorlar. Nitelikli ve sağlıklı bir barınma söz konusu değil. Kulüp odaları yurt için elverişli bir yer değilken bilinçsiz şekilde odalara gereğinden fazla ranza koydular. Şu anda 1500’e yakın öğrenci yurtlarda barınamıyor. Daha 2023 girişli öğrencilerin kayıtları tamamlanmadı” dedi.

Öğrenci, “Koğuşlara benzeyen yurtlar oluşturdular. Odaya gidip ders çalışma imkanımız bile olmayacak” ifadelerini kullandı.

Eğitim-Sen Eğitim Sekreteri Muşlu ise şöyle konuştu:

“Öğrencilerin barınma sorununu çözmek için yeni yurtlar yaptırmak, mevcut öğrenci yurtlarının fiziki ve altyapı koşullarını iyileştirmek için kaynak ayırması gerekenler son olarak Boğaziçi Üniversitesi örneğinde olduğu gibi, kulüp odalarına ranza yerleştirerek koğuş sistemi üzerinden yurt kapasitelerini artırmayı hedeflemekte. Öğrenciler, iktidarla içli dışlı dini grup ve cemaat yurtlarına mecbur bırakan bu sistemden acilen kurtarılmalıdır.”

«ZİHNİ SİNİR ÇÖZÜM»

Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü’nün, göreve iade edilmesine ilişkin mahkeme kararı olmasına karşın görevine üçüncü kez son verdiği Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümü Film Çalışmaları Programı Öğretim Görevlisi Can Candan, “Şu rezalete bakar mısınız? 7 sene yatılı okulda okudum, böylesini görmedim. Hapishane mi burası? Medeni ve sağlıklı bir şekilde barınma haktır!” diyerek tepki gösterdi. Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuna Tuğcu da “Kendi elleriyle yarattıkları yurt problemine ürettikleri ‘Prof. Zihni Sinir’ çözümü. Asıl amaç yurtları yaşanmaz kılıp kendi kişisel vakfının yurduna yönlendirmek” dedi.



Source link

Por admin2